Süreğe bağlanmış önemsiz sesleri ilk kez duyuyorum. Tekdüze ama söyleyeceği çok şeyler var. Fısıltı bağışlıyorum ruhsuzluğuna, ona dayanıp da bir basamak daha aşayım diye hayat merdiveninde. Derinden aldığım nefesimi kalp atışlarımla titretiyorum. Üşüyorum, kendimi ısıtabilmem için bu gerekli. Sözlerin derin okyanusuna bir kez daha daldığımda, onu yeniden içime çekmem gerektiğini hissettim.
Frekansı bozan adım sesleri duyuluyor uzaktan, bu dünyanın dışından. Her bir adım kendim içinmiş gibi, çünkü benliğim için öyle hissetmek zorundayım. İçimdeki güven duygusu frenliyor beni, her bir nefesimi dolu dolu almamın nedeni de bu. Bıraktığımda kendimi uçurumun ölümsüzlük boşluğuna, asla sahipsiz olmadığımı hissettim. Onların yolundan ayrıldığımda kendi yolumu çizmem için parlıyordu sonsuzluğun ışığı. Ona teslim olursan kaybolmazdın hiçbir zaman.
Kesildi o tekdüzeliğin sesi, kendime kulak verdiğimde duymam hiçbir zaman onu. Derin... Derin... Onun bana kendi sesimle konuştuğunu hissediyorum. En çaresiz anlarda içime yerleşen itici bir güç gibi. O her zaman yanımda. Mutluluğumda olduğu gibi, korktuğum anlarda da. Uçlarda kesilen takatimde hissediyorum onu, hiçbir yerde bulamadığımdan her yerde buluyorum onu. Umut en diplerde gizlidir, ivmeyi yakalayabilenler için inci gibi değerlidir. Kendimden vazgeçebilmem imkansız, bu nedenle yoluma devam ediyorum ya.
Onlar gibi değilim. Kutupyıldızlarını şaşırdıklarından tutulan her ışığın ardında koşuyorlar. Akıl öyle gömülüyor ki içgüdüler mezarlığına, sorular bile diriltemiyor üstlerindeki ego topraklarından dolayı. Körü körüne tutunduğun ipi bırakırsan cehennem kazanına düşeceğine inanıyorsun. Çünkü cehennem senden olmayan herkese layık. Korktukça daha da sıkı tutunuyorsun, her bir sorgulama ipini tutuşturuyor ucundan sanki. Tanrı'dan korkmak, kendin gibi olmadığının itirafı adeta. Ben ondan korkmuyorum, aksine cesaret alıyorum. Yalnız gecelerimde derinliklerimde bulduğum umudum, bana kırılgan dallara tutunup düşmektense ağaç olmayı öğretti.
Tutkularıma açıyorlar her bir yarayı. Sevdiğinden aldığın intikam, asıl sevdiğinin kendin olduğunu göstermez mi? Ama hiçbir kalp üstünden geçilip tuz buz olmayı hak etmiyor. Çıkarlara meyledilen her an özgürlüklere vurulan bir zincirdir. Kaygıları söküp atmak gerek, en fazla ölecek olmak öyle yüce bir şey ki... Özgürlüğe bedelim bedenim olsun, düşüncelerimle atladığım ölümsüzlük kuyusunun dibinde ruhun özlediği bahçeler yatıyor. Soluğumu hissettiğim her an kalbim daha da güçlü atıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder