Dünyayı deneyimlerim üzerinden yargılıyorum. Sözcüklerimin perdesi, duygularımın desenleriyle bezenmiş. Gördüklerimi kendi rengimle boyuyorum. Çizdiğim gökkuşağı, gezegenimin yansımasından başka bir şey değil. Burda hiç kimsenin sahip olamadığı bir şansa sahip oldum, kendim oldum. Tohumdum özümden doğdum, doğanın gözyaşlarıyla doldum; yüz çevirdim ışığımdan, soldum, yenilendim küllerimden doğdum; tekillikten tek bir ol'la oldum, büyüyorum acaba ben noldum? Koşuyorum sonsuzluk maratonunda, arıyorum, ben ne zaman olmuş olacağım? Denize dokunuyorum, parmağımdan yayılan dalgalar canlandırıyor evreni. Duygularına dokunuyor, sana en safından bir ruh bağışlıyor, öyle ki gerçekliğinden hiç şüphe duyulmamış. Çiçekleniyor, kök saldığı sürece göğeriyor, böylece ödünleşiyor doğayla. Mükemmelliğin olmayışı dallandırıyor bu hayat ağacını. Minik bir bulutsu beliriyor ufukta; ışıyacak mı acaba gökyüzüne yeni bir masal okumak için?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder