29 Nisan 2012 Pazar

Ruhun Sesi


Geçiverip aynanın önüne baksan gözlerine
Gözlerinin içi ilham olsa sözlerine
Yüzleşsen dip olarak kabul ettiğinin daha da deriniyle
Acziyetine ışık tutsun sonsuzluğun ilimiyle
Zamanın okuna gariplik biçen herkes haklı çıkar
Ölümüne ölümsüzlük peşkeşi çekenin şifresinde saklı, çıkar
Şeytanla yapılan anlaşmadan ötürü kimileyin duyamıyorum
Amacı nedir bu belirlenmiş sürenin, doyamıyorum
Yol ayrımındaki tercihlerdir seni şekillendiren
Her şeyi bilmeyendir iradeyi dillendiren
Alnındaki çizgiler rehberim olsa
Gözyaşlarımız cennette üzerimize yağmur olup yağsa
Suretini belleğime bir çiçek gibi ektim
Adımlarımızı eşlediğimiz her an rengarenktim
"Güzelliğin ışığı" kalbimi parlattığı sürece
Tüm mutluluğun toplamı kadar mutluluğa denktim.
Sırra basılan kademin izi peşinde koşarız
Kokusunu aldık mı denizleri içer aşarız
Ulaşma umuduyla yaşarız, varamadan ölürüz
Yoğun yoğrulmasıyla hep var oluruz
Örtünüyor artık bulutlara yaşam ışığının elçisi
Anıyorum İlk Dördün'ü, bundan 3 yaz öncesi...
Dört Mevsim kadar yakın, dokunuyorum yıldızlara bu gece
Gerçeğin bir diğer perdesinde karşımda ölümsüz neşe
Uykunun masumiyeti gözgünün öte yanında
Ölümü öğretir o her tünortasında
Bildiğini bilen, anlama eren, yoktur onun eşi
Duyuyorsun artık sen de derinden, o ruhun sesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder