5 Nisan 2012 Perşembe

...Ve An Senin

"Yaşam bir tiyatrodur" denir hep, öyle değil mi? Atom geldi, atom geçti. Atomu atom geçe bu yoldan insan geçti. Adem geçti, Nuh geçti; kim bilir belki karbonları bize geçti. Birikim birikti, "isim veren" her gün isim öğrendi. Edison geldi, Tesla'yı ezdi; Tesla direndi, elektriği kendisinden geçirdi. Cehalet gece gibidir, onu dağıtansa Güneş'tir. Gün yandı, Ay aydınlattı, Yer parladı, yıldızlar ışıldadı. "Işık olsun"dan, anılmaya değer mi bilinmez, bilinse de yaşanmaz, tek bir an geçti ve tek bir hücreden bilinç belirdi. Büyüdü, gelişti, yolu "binler"le kesişti. Ancak yüzüne baktığındır yakın olan, burnunun dibinde sırt çevirdiğindir cehennemin dibine teğet geçen. Gözlerimiz kesiyorsa birbirimizi, dinle sözlerimi: Her bireye bir yol biçildi ancak kimse senin rolünü oynamadı, ona sahip olamadı. İmrenilesi bir benliğin var, kendini kaybedip de yok olma, çünkü o sen(s)in. 160 milyar ışık yılı çapa sahip olduğu sanılan Evren'e göre insan zerre gibi kalır ancak beyin, Evren'i içine alacak kadar büyüktür. Ve herkesin gözü göğe açılan bir penceredir. Portakal senin tattığın gibi güzel, alçiçek senin kokladığın gibi kokuyor, Ay senin bulduğun kadar romantik, gümüş tam da senin gördüğün gibi. Ve yaşam da senin oynadığın kadarı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder