Gözlerim güneş, yaşlarım yaz yağmuru... Toprağa düşüyor, can buluyor toprak. Sevgi ağacı çıkıyor ondan. Güzün o ağaçtan ellerime düşen "bir yaprak"sın sen. İlk günkü gibi yeşilsin. Güneşin paydos çağrısıyla uykuya dalan bitkilerin özlemiyle geçen ıssız gecemin oksijen kaynağısın. Dolunayımsın, bin güneşi solduran sisin solduramadığı. Ufka dek uzanan mehtabın dalgalarla dansında göz kırpışına hayran bu çift göz. Denizler bile özeniyor sana. Altın sarısı bir vedanın ardından beliren tan kızılıyla aydınlanıyor yüzün. Yıldızlar teker teker solarken, tanık oluyoruz Venüs'ün direnişine. Bu bir işaret, gitarımın klavyesinde bir güvercin edasıyla özgürce kanat çırpan parmaklarım için. Bir kartalın asaletiyle kalkıyorum ayağa. Saçlarım rüzgarla çarpışmasına devam ediyor. 1,5 dakikalık bir rüyaya bir dünya sığıyor. Güneşin tüm doğayı uyandıran çağrısına Venüs de boyun eğiyor artık. Hayat denen rüyaya diriliyorum. Ve rüyamda yine seni görüyorum... =)
18 Ocak 2011 Salı
Bir Yaprak
Ufka yaslanıyor pembe bulutlar. Ay ışığının şefkatinden mahrum kaldı, gelinliğini özleyen Yenikent'in yalnız dağları. Hayallerimdeki şimşek kapıveriyor gözlerimi. Kapanıyor kulaklarım. Kalbim duyuyor derin beyazlığı. Acıyla mutluluğun arasındaki ince çizgiyi belli ediyor yüz ifadem. Bu öyle muhteşem bir ödül ki... Elimi tut. Rüyaların ülkesine gidiyoruz, 4 tarafı sularla çevrili. Dalgaları serinletiyor beni. Gökyüzüyle paylaştığı renk, kaynaşıyor ufukta. Bırakma elimi. Düşlerim seninle anlamlı. Kapa gözlerini, yüreğin görsün beni. Notaların gökkuşağıyla bulalım iç huzurumuzu. Her bir beden soyutlanıyor gözlerimden. Ilık bir bahar meltemi okşuyor saçlarımı, düşürüyor önüme. Gördüğüm yalnız sen... Ve başka hiçbir şey önemli değil.
Gözlerim güneş, yaşlarım yaz yağmuru... Toprağa düşüyor, can buluyor toprak. Sevgi ağacı çıkıyor ondan. Güzün o ağaçtan ellerime düşen "bir yaprak"sın sen. İlk günkü gibi yeşilsin. Güneşin paydos çağrısıyla uykuya dalan bitkilerin özlemiyle geçen ıssız gecemin oksijen kaynağısın. Dolunayımsın, bin güneşi solduran sisin solduramadığı. Ufka dek uzanan mehtabın dalgalarla dansında göz kırpışına hayran bu çift göz. Denizler bile özeniyor sana. Altın sarısı bir vedanın ardından beliren tan kızılıyla aydınlanıyor yüzün. Yıldızlar teker teker solarken, tanık oluyoruz Venüs'ün direnişine. Bu bir işaret, gitarımın klavyesinde bir güvercin edasıyla özgürce kanat çırpan parmaklarım için. Bir kartalın asaletiyle kalkıyorum ayağa. Saçlarım rüzgarla çarpışmasına devam ediyor. 1,5 dakikalık bir rüyaya bir dünya sığıyor. Güneşin tüm doğayı uyandıran çağrısına Venüs de boyun eğiyor artık. Hayat denen rüyaya diriliyorum. Ve rüyamda yine seni görüyorum... =)
Gözlerim güneş, yaşlarım yaz yağmuru... Toprağa düşüyor, can buluyor toprak. Sevgi ağacı çıkıyor ondan. Güzün o ağaçtan ellerime düşen "bir yaprak"sın sen. İlk günkü gibi yeşilsin. Güneşin paydos çağrısıyla uykuya dalan bitkilerin özlemiyle geçen ıssız gecemin oksijen kaynağısın. Dolunayımsın, bin güneşi solduran sisin solduramadığı. Ufka dek uzanan mehtabın dalgalarla dansında göz kırpışına hayran bu çift göz. Denizler bile özeniyor sana. Altın sarısı bir vedanın ardından beliren tan kızılıyla aydınlanıyor yüzün. Yıldızlar teker teker solarken, tanık oluyoruz Venüs'ün direnişine. Bu bir işaret, gitarımın klavyesinde bir güvercin edasıyla özgürce kanat çırpan parmaklarım için. Bir kartalın asaletiyle kalkıyorum ayağa. Saçlarım rüzgarla çarpışmasına devam ediyor. 1,5 dakikalık bir rüyaya bir dünya sığıyor. Güneşin tüm doğayı uyandıran çağrısına Venüs de boyun eğiyor artık. Hayat denen rüyaya diriliyorum. Ve rüyamda yine seni görüyorum... =)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder