22 Aralık 2010 Çarşamba

Dünyam

Kendi dünyama göçüyorum
Oksijenin özgürce solunduğu
Yağmurun neşeyle yağdığı

Kendi dünyamı yaşıyorum
Aklın konuştuğu
Önyargının sustuğu

Çiçekler açmış
Günler uzun
Yapraklar sararmış
Dağlar beyaz

Kendi dünyamda koşuyorum
Toprak yollar benim
Acımıyor çıplak ayaklarım

Bahçemde bir konuk
Dünyamın ölümsüz ortağı
Her yer bizim dostum
Uç dilediğince

Dünyamın tatlı meyveleri
Güveni tat, doğruluğu tat
İyiliğin vitaminiyle ol dünyamın dolunayı

Dünyamın hayal ağacı
Dile, düşsün önüne istediğin
Düşle, çikolata aksın şelalelerden

Gizlerim solsun
İçim, dışım olsun
Bu kapıdan girerken
Korkularım cesaretle dolsun

Kendi dünyamı görüyorum
Denizde bir kum tanesi
Ancak içine yıldızlar sığacak kadar büyük

Kendi dünyamı arıyorum
Dünyam nere?
Dünyam beynim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder